...gerçekten görülmeye değerdi. Fransız, kelimelerini yüksek bir tondan seçerek karşısındaki kişiye Kralcılardan yana olduğunu kralın bu ülkenin vazgeçilmezi olduğunu ve tabi ki de büyük dedesinin kralın en yakın arkadaşı olduğ...
“yana” sözcüğü
140 yazıda 183 geçiş bulundu.
yana, yanabileceği, yanabilir, yanabilirdi, yanacak, yanacakken, yanacağız, yanaduran... eşleşmeleri dahil edildi.
...a karşısında paralamak istedi. Ardından, bir söz yüzüne soğuk soğuk çarptı da ayıldı. O an, bir kaç damla yaş yanaklarını usul usul ıslatırken, şakakları nazlı nazlı terlemeye başladı. Yüzünde hoş bir eda bırakan tebessümü, mahcubi...
...ak hoşuma gidiyor bunu açık bir şekilde ifade edeyim. Ya ne yapsaydım onları mı yalasaydım, onlara mı yamanıp yanaşsaydım. Tanrı yazdıysa bozsun, bunu ancak rüyalarında görürler. Zaten sayıları da oldukça az, geçmişle beraber çürüy...
...ardındaki renkli bulanıklığı ve kulaklarımdaki uğultuyu aralamaya çalışarak kendime bir çıkış yolu arıyorum. Yanağındaki beni, çatık kaşlarının alnında yaptığı izi, biçimsiz parmaklarını düşünüyorum. Sabahları erken uyandığında na...
...en kafama yediğim sert bir darbe aniden arkamı dönmeme sebep oluyor. Hiçbir şey anlamadan bir kar topu da sağ yanağıma yapışıyor. Kâkülümle kaşkolum arasında tuhaf bir sıcaklık oluşuyor. Oğlanlar hem kaçıyor, hem gülüyorlar. Du...
...çıktı. Balık kokusu geliyordu içeriden. Ayça bayılmıştı bu restorana. Şairlerin portrelerinin olduğu duvardan yana oturmuşlardı. Cemal Süreya, Nâzım Hikmet, Aziz Nesin, Can Yücel… Severdi şiiri. “Annabel Lee”yi ezbere okurke...
...ginleşen karelerde ülkede olan ve biten ya da kişisel olarak yaşanılan savaşların rahat bırakmamasıydı yaşam. Yanarak ölmek. Geçen haftalarda karşı apartmanın en üst katının bir alt katında çıkan yangınla uyanmak geceye. Oys...
...akşamları da daha az okuyuvereyim. Öyle de oldu. Işık yetersizliği yüzünden gözlerim yoruluyordu. Kitabı bir yana bırakıyor, başka şeylerle meşgul oluyordum. Misafirlerim, “Bu oda niye böyle loş” diyordu. Meseleyi hiç anlat...
...aleleri toplardın, ve örterdin saçlarımı saçlarım kendi çıplaklığında titrediğinde sen laleleri toplardın Sen yanaklarını yaslardın memelerimin acısına ve ben söylemeye başka bir şey bulamadığımda sen yanaklarını yaslardın memeleri...
...görmeden ve solar gün dolmadan. De ki sevdalar zamanla olur, de ki sev, zaman durur. Beklese veda, saman olur yanar tutuşur. Peki ya vedalar nasıl susar aşk sökülünce… Yağmur damlaları olabilirdik birbirinden uzak düşen, yan...