...ı. On beş gün sonraki Anneler Günü’nü annesiz geçirmek istemediğini belirtirken, kameralar seyircilerin ıslak yanaklarında tur atıyordu. Bir hafta kadar gidip geldi canlı yayına. Her gün, kısa da olsa annesini aradığını izle...
“yana” sözcüğü
140 yazıda 183 geçiş bulundu.
yana, yanabileceği, yanabilir, yanabilirdi, yanacak, yanacakken, yanacağız, yanaduran... eşleşmeleri dahil edildi.
...k artık. Ve okuduğu tüm kitaplar bitince hepsini yakacaktı. Kelimelerin ateşte yok oluşunu izlemek istedi. Ve yanan son kelimenin ardından yazmaya başlayacaktı. Tüm yanan kelimelerin onda bıraktıklarını yazacaktı teker teker....
Anneannem küçük bir çocukken “annem derdime yanak olmadı” dedi. Oysa; kadın, kadının aynasıydı. Daha o zaman aynası kırılmış, annesi toprak olmuştu. Sonra bacaklarından avuç avuç et kopmuş, kan sızmıştı söğüt ağaçlarından. “...
“Aynı saat, aynı dakika, aynı minibüs, tam önümde durup iki yana açılan aynı hidrolik kapı ve onun aynı tıslaması. İçeriye ilk adımı atan hep aynı ayağım, aynı şoför, aynı para. Üstü bile aynı. Bir elli kuruş, bir de yirmi b...
...erliyor, gitgide sarılaşmış havlusunu ıslatıp tekrar ensesine koyuyor, biraz ferahlar gibi oluyor… ‘Düşersen, yanarsın...’ demişti dedem, bu yolculuk için. Şimdi, uzun süreceğinden emin olmasak da kısa sürmeyeceğini adımız gibi...
...eçir ceketini sırtına” dedi anam yamalı ceketimi elime tutuşturarak. Babamdan kalan kasketi de başıma koyarak yanaklarımdan öptü. “Hah! Şimdi aynı baban gibi oldun” dedi ve elimden tuttuğu gibi kar kokulu sokağa çıkarttı beni. Az önc...
...lem Zühre’den, sabah sisine bürünmüş köyüne kayıyor. Evinin avlusuna. Kırağı kokusu sarıyor içini. Yeni güne uyanan hayvanların yem için mızmızlanmaları, horozlara yardım edercesine havlayan köpeklerin coşkulu korosu ve avlu...
...çmış bir şekilde çocuğa doğru koştu, kafasını avuçlarının arasına alarak bir süre bekledi. Bu şekilde çocuğun yanaklarını ısıtmaya çalıştığı anlaşılıyordu. Daha sonra çocuğun elinden tutarak sobanın hemen yanındaki sıraya oturttu v...
...um. Aklımda bin türlü düşünce var. O saatte kim arıyor olabilirdi seni ya da sen kiminle konuşuyordun? Kapıya yanaşıyorum. Hiçbir şeyi net duyamıyorum. “Yarın...” diyorsun, bir tek bunu duyuyorum. Kapıyı açışımla yastığın al...
...ki hayallere, kendini de çocuk hissetti. Mahalleye varır varmaz, top oynayan çocukların arasına daldı. Bir o yana bir bu yana koşuşturdu. Hiçbirini tanımıyordu çocukların, hiç tanımasa da olurdu; zaten o kendi içindeki çocu...