...kle keserken bağlarını, Kestiği bağlara yakıyorum tüm ağıtları, Dizelerimi tutuşturup yakıyorum, Kendi hâline yanan çaresiz topraklara. Elimde bir yığın moloz, El arabasının virajını alamamış gibi, Yalpalaya yalpalaya deviriy...
“yana” sözcüğü
140 yazıda 183 geçiş bulundu.
yana, yanabileceği, yanabilir, yanabilirdi, yanacak, yanacakken, yanacağız, yanaduran... eşleşmeleri dahil edildi.
...alan fincanını mutfağa bırakıp salona geri dönerken çocukların odasından göz kırpan ütüleneceklere başını öte yana çevirerek yanıtını verdi. Oğullarına söz geçirememezliğinin romanına da aksetmesi bir yandan canını sıksa da...
...tık bir garip olan dudağına inat çocuklarını ve ne olursa olsun yıllarla birlikte sevmeye başladığı kocasının yanaklarından öptükten sonra mantosunu alıp evden çıktı. Dün sahip olduğu bugünse yitirdiği evinin önünde adımları önce yav...
...an dünlü bugünlü. Gücü aşka yetercesine, Arafta, Ölmekten betercesine. Söyledi. Geçmişin bedelini ödercesine. Yanan kandilleri sönercesine, Sükût etti sonra. Geçmiş zamana ve Gelecek zamana ant olsun ki. Tarih, tekerrürden ib...
...Yıllarca uzak kalmak üzere O gün, ayrıldığımızda ikimiz Sessiz ve gözyaşları içinde; Solduğunda, soğuduğunda yanağın Öpücüklerin buz tuttuğunda… Çoktan çalmıştı saati acıların… Sabahın o serin, ürperten çiyi Alnımda donuvermiş...
Neyine üzüleyim fani dünya, Bir dakika sonrasını bilen mi var? Umut damla olup, yanağıma varmadan tebessüm oluyorsa, Tam kayboldum dediğim anda, Yüce dağlar önümde diz çöküyorsa Yer dümdüz, aradığım karşımda duruyorsa... Neyine...
...iği izleri sürerek dağlar, çöller, denizler aştık. Ama bir yere yerleşip de ağaçlar gibi kök saldığımızdan bu yana, tohumlarımızı saçacak olan rüzgârı kullanamaz olduk ve yalnızca hastalık ile mutsuzluk bulduk.” Arka kapakta...
...i bilsem de bu şüphelerden nasıl kaçılır bilmem. İçimize akıttığımız gözyaşının gönüldeki ateşi söndürmek bir yana iyice harlamasının nedenini bilmem. Belki bir nebze rahatlatır umudu ve içimize akıtmamızın bizi daha da yakt...
...bazen de kendimize. Belki en çok da kendimize… Suyunu derinliklerine indiremeyen topraklara şahit oldum, gece yanan ışıklara, bir kuşun nefes alıp kocaman dünyayı içinde gezindirmesine şahit oldum bazen de; küçücük yüreğini s...
...rlerden bir şeyler düşmesi umuduyla, tüm yürüyüşlerim binaların altlarında geçiyor, karşıdan karşıya geçerken yanan ışıkların rengini umursamıyordum. Bunun gibi daha bir çok şey, hayatımın önemsizliğini belirginleştiriyordu....