...Kuruyup gideceğinden değil, taşıp kaybedeceğinden. Ne farkı var değil mi. halbuki çok farkı var. bir insanın yavaşça eriyip gitmesi midir daha acısızı, yoksa tek bir hamlede gelen uyku mu? Ikisi de değil. Aslolan bu değil. Asl...
“yavaş” sözcüğü
139 yazıda 311 geçiş bulundu.
yavaş, yavaşla, yavaşladı, yavaşladığı, yavaşladığım, yavaşlama, yavaşlamadım, yavaşlamaktır... eşleşmeleri dahil edildi.
...ca ölüyoruz. Dibe nasıl vurulurmuş net şekilde görüyoruz. Çaresiziz. Yalnızca bakıyoruz ve siniyoruz. Gelecek yavaşça sıfırlanıp ilk insan toplumlarına doğru evriliyor. Evrim olmadan devrim olmaz derdik hep hala da diyoruz. Pek...
...di” diye düşündü lakin daha bir hafta vardı ay başına. Birasını hafifçe bıraktı; kapıda bekleyenin aksine çok yavaş adımlarla hareket ediyordu. Kapıyı açtığında bütün evren o an orada donmuştu. Alkolün tesiriyle hayal gördüğü...
...Hüsnü, yatar vaziyette bulunduğu döşeğinden, - Ne vakit Perşembe oldu? Nasıl da geçiyor zaman! diye söylendi. Yavaşça hamle ederek ayaklarını taş zemine uzatıp döşeğe oturdu, ranzasının altına giden yumurta topuklu kunduraların...
.... Jacob o şekilde günlerce kalabilirdi. Muhteşem bir histi bu. Artık yüzünü görmesi gerektiğini anladı. Jacob yavaşça ayrıldı kollarından Isabel’in. Yüzüne baktı. Isabel de onun yüzüne. Öpmek istiyordu ama son anda vazgeçti. Is...
...ümüşsuyu’na yardıma gittik. Ancak saat 4 gibi çok şiddetli bir polis saldırısıyla karşılaştık, Taksim’e doğru yavaşça çekilmeye başladık. Geceyi uğruna savaştığımız ağaçların altında geçirdik. - devam edecek -
...gibiydiler. Neredeyse buzdolabının kapağını destursuz açtığım için azar işitebilirdim. Buzdolabının kapağını yavaşça kapattıktan sonra mutfak masasındaki poşete yöneldim. Poşetin içinde iki zeytinli poğaça ve bir adet fındıklı...
...le duş aldığında ise baş ağrısı çektiğini fark etti. Ve ilk başta pratik zeka gibi görünen farklılıklar artık yavaştan yerini çeşitli öğüt dolu atasözlerine bırakıyordu. Berk, artık normal bir düzen kurma zamanının geldiğinin fa...
...ala bir fikrim yoktu. Otobüsü ve içindekileri biraz daha tanımak için etrafıma bakınmaya başladım. Otobüs çok yavaş ilerliyordu. Camdan dışarı baktığımda gördüğüm şey; sanki toprakla örtülü uçsuz bucaksız bir denizdi. Çölün o...
...trafındaki hiçbir şeyi anlamıyordu, sanki eski bir yerli dili konuşuyordu çevresindekiler. Zaman trilyonlarca yavaşlamıştı sanki ışığın içinden Ophelia’yı gördü, ağlıyordu bir çocuk gibi. Ellerine bakmaya çalıştı, hatırladı. Aşırı d...