Kalabalığın içerisinde, üzerimde dik durmamı sağlayan bir maskeyle yürüyordum. Maske çok ağırdı ama yıllar, bir parçam olmasını sağlamıştı. Artık çıkarmak için çok geçti. Kulaklığımı takıp bir banka oturduğumda gözlerimi bir anlığ...
“yürüyor” sözcüğü
12 yazıda 14 geçiş bulundu.
yürüyor, yürüyordu, yürüyorduk, yürüyordum, yürüyorlar, yürüyorlardı, yürüyormuş, yürüyormuşum... eşleşmeleri dahil edildi.
...â üzülüyorsun.Durma çık dışarıya. Kaç gün oldu evdesin. Beni dinliyor, çıkıyorsun. Nereye gideceğini bilmeden yürüyorsun. Sokaklardan caddelere varıyorsun. Parklardan geçiyorsun. Kimse seni görmüyor. Görsün istiyorsun. Durup bir y...
...usuf ardı sıra baktı. Her vakit müşterileriyle caminin yolunu tutan çaycı Hakkı yalnızdı. Dalgındı. Başı önde yürüyordu. Birkaç gündür babasının yalnız camiye gittiğinin farkında değildi Yusuf. Çay ocağı sakindi. İçeri girdi. San...
...lıktan kaçıp denizin alkışlarını duymak için sahilde yaşlansam biliyorum bir daha çocuk olmayacağım ağır ağır yürüyorum zamanı tutun, telaşlı ayaklarını - az önce buradaydı Yazan: Serhat Ölçer Sayı: 48
...kta kalmakta güçlük çektiği günlerde, kamburumu çıkarıp omuzlarımı düşürüp topuklarımı taşlı yollara sürterek yürüyorum. Caddelerin kalabalık oluşu rahatsız etmiyor beni. Kargaşa yüklenmiş sesler, kulağıma iyi bestelenmiş bir müz...
...onun ölümünü yazdığımı o gün fark ettim işte. Gecikmiş idrak sürecimin kalbime attığı yumruk acıtmadı, tuhaf. Yürüyorum. Dudaklarımdan dökülen kabarcıklar yolun sonuna geldiğime işaret ediyor. Duruyorum. Gümüş renkli balık, sorab...
...ra doğru savurdu. Sigarayı parmaklarının arasına sıkıştırdı. Poşeti, ardından bidonu aldı. Etrafına bakınarak yürüyordu. Her an köşeden onun çıkıp geleceğine kendini o kadar inandırmıştı ki… Çirkin, gözünü açıp gelene baktı. Ayak...
Elim olmuş tespih, Gönlüm zikir... Yürüyorum yolun tam ortasında, Olsam, olsa olsa tövbe yolunda. Takkem beyaz, Gönlümde soğuk bir ayaz. Kuru dudaklarımdan dökülen kelimeler, Kalbimle de tasdik edildiyseler. Oldum herhal cihandak...
Gecenin gözlerini kamaştıran karanlığında başı dik bir şekilde yürüyordu. Midesinden gelen sesleri duymamak için insanları izliyordu. Ailelerinden azar işitmenin korkusuyla, sokak lambalarının aydınlattığı yollardan kırmızı topuk...
...rda şehirleri terk eden kimseleri çağırıyor. Giden trene arkasını döndüğünden beri boğazına tıkanan yumru ile yürüyordu. Daha fazla tutamadan olduğu yere kustu. Bir top gözyaşı kustu. Sonrası kolaydı, gözler işini bilirdi. Sızdı...