...bir çocuktur sadece. Henüz sistemle ve gerçekleriyle yüzleşmeye hazır değildir. Seyirciyi tüm acımasızlığıyla yüzleştirmekte yönetmen. Küçük kahramanlıklar yapmanıza izin verip, küçük bir derede boğmakta. Mahkeme sahnelerinde kararlar...
“yüzle” sözcüğü
7 yazıda 8 geçiş bulundu.
yüzle, yüzleme, yüzlemedi, yüzlemiyordu, yüzler, yüzlerce, yüzlerde, yüzlerdeki... eşleşmeleri dahil edildi.
...i o! Ben değilim öteki... Uysal bir itaatle sevişiyor gibi yaptığım adamlar, arzularımı doyurdukları zannıyla yüzlerine yerleşen gülümsemenin keyfini sürerken ben, ötekime; ''gülümsüyorum'' gelip beni öpüyor. O andan sonra yanımd...
...esyonel adlı oyunu tam da bunları gözler önüne seriyor. Tam olarak arınmış vaziyette kendinizle, anılarınızla yüzleşmek nasıl bir duygu? Kara mizah tarzındaki bu ironik metin, her birimizin hayatından izler taşımanın yanında ayna...
...cek, günü gelince de yuvasını kurup çoluk-çocuğa karışacaktı, ya da macera dolu bir yaşamın acı gerçekleriyle yüzleşmeye alışacak ve metanetini artırmanın kendince yollarını bulacaktı. Birinci yol, karakterine ve hayat anlayışına...
...en ise çiftlik evinin camından baktıklarında karşılaştıkları tabloydu. ‘’Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirinden ayırt edemiyorlardı.’’
...yor ve kafa içi basıncım arttığı için öyle görüyorum diye düşündü. Yüzü, okuduğu çizgi-romanlardaki adamların yüzlerine benziyor ve sürekli değişiyordu. Babasının önce karşı çıktığını duydu, kısa bir tartışmadan sonra “Gel bura...
Yüzlerce sayfalık romanları, birbirinin ardı ardına soluksuz okunan uzun hikâyeleri ve süregelen anlatılarıyla bilinen Haruki Murakami, Tuhaf Kütüphane’de okura alışılmışın dışında, kısa, resimli bir novella sunuyor. Bu novella,...
...nu biliyor. Her Cadılar Bayramı’nda elinde bıçağıyla yolculuğuna başlıyor ve genç erkeklerin efsanevi kâbusla yüzleşme şansını beklediği şehre doğru ilerliyor. Pete McCormick, Ekim Çocuğu’nu öldürmenin bu lanetli kasabada korkun...
...efes almıyordu. Bedeni uzandığı yerden yavaşça kalktı ama daha fazla ilerleyemedi. Başının arkasına bağlanmış yüzlerce kablo buna engel olmuştu. Elini başının arkasına attığında kabloları tuttu ve çıkarmaya çalıştı. Elinin üzeri...
...gibi; akıyor… Ve tamir ediyor yorgun ve yalnız bir adam saatleri. Tik tak tik tak… Duvarda, masada, tezgâhta yüzlerce saat… Bozuk zannedilen bazı saatlerin pilleri tükenmişti. Mekanizması bozulanlar, dişlileri aşınanlar, zember...