...uskunluğunu "evet"e yordu. Duvarı enine boyuna kaplayan kitaplığın önündeydiler şimdi. Bir adam ve bir kadın… Yüzleri kitaplara dönük gözleriyle seçiyorlardı onlarca kitabı. Anlaştıkları gibi öyküleri ve romanları aldı kadın, ş...
“yüzle” sözcüğü
7 yazıda 8 geçiş bulundu.
yüzle, yüzleme, yüzlemedi, yüzlemiyordu, yüzler, yüzlerce, yüzlerde, yüzlerdeki... eşleşmeleri dahil edildi.
...iz serisi seneler içinde tamamlandıkça fantastik edebiyatın kült eserleri arasında yerini almayı başaracaktı. Yüzlerce adadan oluşan Yerdeniz coğrafyasında, Onakçaağaç isimli köyde Duny adıyla bir çocuk doğar. Birtakım “sıradışı...
...asında, asfaltı epey kaybolmuş bir yolda ilerliyordum. Ben ve kendim… Unutmuşum ne zamandır, onlarca belki de yüzlerce kalabalıklar içinde en iyi arkadaşımı. Unutmuşum kendimi alarak şöyle kafama göre bir yerlere gitmeyi. Sahi e...
...i sayfalara gelince yeni bir kelimeye rastlama umudu iyice kaybolmuştu. İçimden gelen çocuklara özgü dürtüyle yüzlerce sayfayı çeviriyordum gene de. Yeni bir kelime, yeni bir kelime, diye söyleniyordum da bir yandan. Son sayfaya...
...ünleri dediğim kadar varmış değil mi?” dedi rehber. Sesler birbirine karıştı. Kimin ne dediği anlaşılmıyordu. Yüzlerdeki memnuniyeti okuyan rehber söylenenleri merek etmedi. Bu sahneyi defalarca yaşamıştı. Keyifle devam etti: “Bug...
...Hayatımızı onun önderliğinde yönlendiriyoruz. Büyüdüğümüzde ise resimdeki şeylerin bizim olmadığı gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Ve bu gerçek yüzümüze ağır bir tokat olarak çarpıyor. Temel sorun şu ki bizler hayatta kendimizi ikinci kez...
...k özlediğinde gözlerini kapatıyor ve onlarla yaşadığı anları hatırlıyordu. Sevdiklerinin seslerini yüreğinde, yüzlerini gözlerinin önünde tutarak yalnızlığıyla başa çıkıyor; ağlamadan, sızlanmadan, yetimhanede kendisine verilen g...
...Dünyaya cenin düştüğün vakit kıdemin başlar. Onu sevmek kapı önlerinde başlar. Ziyadesiyle mutlu olur insan. Yüzlerce kez doğdum Günce diye diye doğdum. Kimseye ihanetim yoktur. Ağaçla yeşerir ve ağaçla dökülür ruhum. Özgür ruh...
...Ve bu çıplaklıktan bize yalnızca bir gövdenin gölgesi kaldı. Ne zemheriler vardı ne cemreler düştü yeryüzüne Yüzler ki ne yalancı misafirler ağırladı Gelip geçti acılarımız biz üşüdüğümüzle kaldık Titrek ellerimizi uzatırdık...
...ana bakışlarından çok mu mutluyum? Bir de o çocuklar yok mu o çocuklar. Şişko şişko, diye arkamdan bağırırken yüzleri bile kızarmıyor sinir şeylerin. Hepsi ecinni mübarekler. Veletlerde insaf, acıma diye bir şey yok ki. Fıttırı...