...i karşı karşıya getiriyor. Sevgili kardeşim; mektubumun başında belirtmeliyim ki içimde sana dair yeşeren kin ağacının kökü çok uzun zaman önce kurudu. İhanetin ruhumda kabuk bağlayan bir yaraya dönüştü. Kelimelerim bir kalemin...
“ağa” sözcüğü
9 yazıda 16 geçiş bulundu.
aga, agadenin, ağa, ağabey, ağabeycim, ağabeyi, ağabeyim, ağabeyimi... eşleşmeleri dahil edildi.
...an Harbi nedeniyle, oyuncularının askere alınmalarından ötürü yarım kalan filmi, 1916 yapımı Leblebici Horhor Ağa ve Weinberg'in başlayıp iki sene sonra Uzkınay'ın tamamladığı Himmet Ağa'nın İzdivacı'nı çeker. Türk Sineması...
...ası, diye düşünüyordu bu sözlerinin hemen ardından. Demek bu gemilerden birisi saatler sonra bir canavar gibi ağabeyini yutacak ve hiç bilinmeyen karanlık sulara onu bırakacaktı. Kendisinden ayıracaktı. Deniz Çocuğu ise kız karde...
.... Çünkü benim bacaklarım uyuşmuştu ve ellerim de. Konuştuklarımı duymuyordum. Affet Cemal. Gözlerim dışarıda, ağacın ufacık bir dalında duran kara kargada. Uç diyorum içimden, uç. O ne zaman uçarsa o zaman anlatacağım Cemal’e...
...mak için. Bir ömür. -4- Kalbim. Allah’ım kalbim çıkacak. Ellerimin titrediğini fark eder mi? İşte orada. Koca ağacın altında duruyor. Beni mi bekliyor? Oraya kadar yürüyebilecek miyim? Gülümsüyor sanki. Ben de gülümsüyor muyum...
...ından vuruyor beni ayrılıyorum eşit bir şekilde tarafsız sulara batıyorum bütün taraflarım senden yana kayısı ağacının deliksiz gölgesinde bir yılan yokmuş -Orta- Yaz ortasında soğuktan kırılan karanfil ve tavanda su izleriyle s...
...nde dolaştığı altın yaldızlı bir çerçeveydi. Bazı kısımların altın yaldızı pul pul dökülmüştü. Geriye çürümüş ağacın ölü griliği kalmıştı. Kadının içini hüzün kapladı. Çürüyen kendisi gibiymiş gibi bir acı duydu. Gözlerini yum...
...ihisarı’nı gezmek için en güzel zaman ilkbahardır. O zaman İstanbul’a özgü sadece İstanbul’da yetişen erguvan ağaçlarını da görürsünüz. Rumelihisarı’nın içi erguvan ağaçlarıyla kaplıdır ve ilkbaharda hisar pembe bir renge bürünür.
...güçlükle teskin edilebildi. Haber, tez elden Feriköylü Necmi'ye, oradan Tulumbacı Hüsnü'ye uçuruldu. Tanyeri ağarırken Galata Semtinin neredeyse yarısı hadiseden haberdar olmuştu bile. Olmayanlar da olanlar vasıtası ile gün öğle...
...amam hadi bu bir rastlantı diyelim, peki ya kuşlar, onlar neden doğaya dizdikleri ezgileri bir kenara bırakıp ağaç dallarına sıralanmıştı. Onlar da mı rastlantıydı? Yoksa esrarengiz bir güç tüm canlıların çocuk ve krala odak...