...bak ne yaptım diye: dön de bir bak hainliğin günahlarını geçti mi diye. Kimin barışı bu kökünden söküp zeytin ağaçları uzatılan; kimin çözümü bu şehirleri ateşle yarıştıran. Zamanla yarışıyor söylenen sözler, zamanla karışıyor h...
“ağa” sözcüğü
9 yazıda 16 geçiş bulundu.
aga, agadenin, ağa, ağabey, ağabeycim, ağabeyi, ağabeyim, ağabeyimi... eşleşmeleri dahil edildi.
...r kadehte işleyelim günahları Henüz yazılmamışken kuralları Çiğneyelim dünyanın meyvelerini Ve dikelim yerine ağaçları Bütün hikâyeler böyle başlar Reenkarnasyon, koltuğundan eder padişahı.
Kalan bir avuç suyu toksikle kaplanmış, ağaçları kurumuş, toprağı kuraklıktan çatlamış eski medeniyetin enkaz meydanına bir anıt gibi dikiliyor taht. Tüm dünya yıkılmış olsa da bir kese altın kucaklamak istiyor, sanki güç yüz...
Benim bildiğim Eylül, ağacın yaprağını dökerdi Çiçekler giderdi dalından, yeniden doğmak için Kuşlar göçerdi yurdundan geri gelmek için. Sonra büyüdük. Ve ben bildiğim Eylül’ü tanıyamaz oldum Çünkü artık Eylül gelirdi, Birini...
...k etmemeli böylesine bir güzelliği… kokusu başka, duruşu başka ve bana hissettirdikleri benzersiz kuşları var ağaçlarının, uçurtmalarının elleri var özlemi dolu uzaklarının bulutları çok yakın, elimi uzatsam yakalanacaklar arkasına...
...i kendine. Oradan oraya, şuradan buraya dolaştı. Uzamış sakalı, elinde asasıyla yeryüzünü dövdü durdu. Cansız ağaçların altında gölgelendi. Bülbülün, kanaryanın hüznünü işitti. Çiçeklerin kokusundan teselli bulmadı. Yemeden içmed...
...tu. Birbirlerine anlatacak çok hikâyeleri olduğunu biliyorlardı. İkisi de kitabeviyle pastane arasındaki meşe ağacına konan kırmızı kuşa bakıyordu. Demek ki artık o da kavuşmuştu özgürlüğüne. İşte tam o sırada kar yağmaya başla...
...oprağından Bekler durur sonunun gelişini Zirve aydınlıkla dolu bir tapınak Her gece ve her gece eder davetini Ağaç köklerinden bağlı ve tutsak Yıldızlara bile anlatamaz derdini. Sessiz bir keder umutsuz bir dilek Yaprakların...
...ıyamadı önünden geçtiği dükkanları, alışamadı yeni sokaklara çünkü unutamadı çocukken hayal kurduğu köşeleri, ağaç tepelerini. Ne güzeldi Arnavut kaldırımlar, oynadığı parklar. Şimdi çirkin beton mezarlıklara dönüşmüştü anıl...
...hrimah Sultan’a, diğer kanadı Boğaz’a çırpan. Her kanat çırpışında denizin dalgalanışını seyrediyorum, Deniz, ağaçlarla birleşmiş; hem maviye hem yeşile doyamıyorum. Karga, neden orada olduğunu bilmediğim bir demire tünemiş, Kubb...