...nneannem. Sadece huzur vardı şimdilerde... Yüzümü yalayıp geçen rüzgârı hissediyordum; rüzgarla birlikte erik ağaçlarından dökülen çiçeklerin kokusunu alıyordum. Şehrin monotonluğundan paslanmış bacaklarım gittikçe açılıyordu sa...
“ağaç” sözcüğü
64 yazıda 72 geçiş bulundu.
ağaca, ağacı, ağacıdır, ağacım, ağacımdaki, ağacımla, ağacımın, ağacımız... eşleşmeleri dahil edildi.
...alabalıkta kalınca anlarmış İnsan ölünce geride kalanların içine bir fidan dikerlermiş” Bu fidan; acı geçince ağaca dönüşür Ağıt yakılınca körpe kalır büyümezmiş İşte benim 7 günlük hikâyem hâlâ bir fidan Hâlâ bir tespih tane...
...mak ve ölüme inat edercesine ortamdaki havayı sıkılmadan teneffüs etmek. Hayatta olmak yetmiyor insan olmaya. Ağaçların kenarındayım; alınları kırış kırış, yanı sıra derileri esnek. İlk bakışta, bir dal güçsüzce de olsa çekilse o...
Bazı şarkılar okaliptüs ağacı gibi. Bilirsin, okaliptüslerin görevi bataklığı kurutmaktır. Neden bir ağaca böylesine bir yük verilir ki? Biz sabah 8 akşam 6 çalışırken yoruluyoruz. Onlar bataklık kurutuyor. Bazı şarkılar çiko...
Yol ilerlemeye başladı Ve etrafında ağaçlar var yolun Henüz kamuya açılmamış yol Hâlâ kenarı ağaçlı. Aydınlığa gidiyor yol Ayrımında bir ayna, Aynada eli silahlılar Aynanın karşısında ise sadece kalem tutan insanlar “Ben yazıy...
...değişse daha iyi olmaz mı? Ya o masa! Üzerine konan onca yükü istiyor mu gerçekten? Ustası şekillendirirken, ağaca sormuş muydu masa olmak isteyip istemediğini? Eziyetini anlatmış mıydı? Bir masa olmanın başka bir şey olamam...
...murlar yağacak, sonra karlarla kapanacak yollar. Ve sonra ilkyaz çiçekleri… Öyküler yazılacak… Bir şair çınar ağacının altında, tahta bir masada yazacak en güzel şiirlerini. Çocuklar ağlamasın, üzülmesinler diye bir olacak yürek...
...son çıkışında karlar kenti esir aldı. Genç kadın yeni yavrusunu uyandırmaya geldi, salondaki koca renkli çam ağacının altındaki hediyelerin verdiği neşeyle. “Ayşe neredesin? Ayşe?” Koşar adım çıktı odadan. Odalarda dolandı hızl...
..., sonsuz cefa veren bir yoksulluk içinde geçip giderler; sonunda söndüklerinde, ışıkları bu gördüğün toprağı, ağaçları, taşları ve şahit olduğun tarihi aydınlatır! Ah, o kadınlar, onlar olmasa ne sen benim yüreğimi bilirdin, ne...
...e birkaç saniye sonra, gittikçe ağırlaşıyor, tamamen değişiyor, onu tanıyamıyoruz ve bitiyor! Ya da ilerideki ağacın dalındaki bülbülü farz edin; ruhunuzu kutsayacak ve kendinden geçirecek kadar derin, anlamlı olan şu sesiyle...