...n az bir hayvan dostu var. Kendine gösterdiği özeni hayvana ve doğaya da gösteriyor, çevresini seviyor. Evler ağaçlardan arta kalan yerlere, orman içine saklı ve doğaya saygılı biçimde inşa ediliyor. Ağaçlar kesilmiyor. Sevgini...
“ağaç” sözcüğü
64 yazıda 72 geçiş bulundu.
ağaca, ağacı, ağacıdır, ağacım, ağacımdaki, ağacımla, ağacımın, ağacımız... eşleşmeleri dahil edildi.
...arı umursamadığını da söylüyor-pek fazla yürümüş ve koşmuş olsa gerek ki gri renkli şehirden çıkmıştı, upuzun ağaçlar ve görmediği kadar mavi akan bir sürü ırmağın içinde, ormandaydı. Düğün çiçeklerini, akşamsefalarını, papatya...
...i karşı karşıya getiriyor. Sevgili kardeşim; mektubumun başında belirtmeliyim ki içimde sana dair yeşeren kin ağacının kökü çok uzun zaman önce kurudu. İhanetin ruhumda kabuk bağlayan bir yaraya dönüştü. Kelimelerim bir kalemin...
.... Çünkü benim bacaklarım uyuşmuştu ve ellerim de. Konuştuklarımı duymuyordum. Affet Cemal. Gözlerim dışarıda, ağacın ufacık bir dalında duran kara kargada. Uç diyorum içimden, uç. O ne zaman uçarsa o zaman anlatacağım Cemal’e...
...mak için. Bir ömür. -4- Kalbim. Allah’ım kalbim çıkacak. Ellerimin titrediğini fark eder mi? İşte orada. Koca ağacın altında duruyor. Beni mi bekliyor? Oraya kadar yürüyebilecek miyim? Gülümsüyor sanki. Ben de gülümsüyor muyum...
...ından vuruyor beni ayrılıyorum eşit bir şekilde tarafsız sulara batıyorum bütün taraflarım senden yana kayısı ağacının deliksiz gölgesinde bir yılan yokmuş -Orta- Yaz ortasında soğuktan kırılan karanfil ve tavanda su izleriyle s...
..., evlerin pencerelerindeki oyuncaklara, otobüs bekleyen bir kadının gülüşüne, yol boyunca uzanan ağaçların ne ağacı olduğuna dikkat etmez, sadece yapmam gerekeni yapar ve beyin hücrelerimi bir fırtınadan diğerine sürüklemezdi...
...nde dolaştığı altın yaldızlı bir çerçeveydi. Bazı kısımların altın yaldızı pul pul dökülmüştü. Geriye çürümüş ağacın ölü griliği kalmıştı. Kadının içini hüzün kapladı. Çürüyen kendisi gibiymiş gibi bir acı duydu. Gözlerini yum...
...ihisarı’nı gezmek için en güzel zaman ilkbahardır. O zaman İstanbul’a özgü sadece İstanbul’da yetişen erguvan ağaçlarını da görürsünüz. Rumelihisarı’nın içi erguvan ağaçlarıyla kaplıdır ve ilkbaharda hisar pembe bir renge bürünür.
...amam hadi bu bir rastlantı diyelim, peki ya kuşlar, onlar neden doğaya dizdikleri ezgileri bir kenara bırakıp ağaç dallarına sıralanmıştı. Onlar da mı rastlantıydı? Yoksa esrarengiz bir güç tüm canlıların çocuk ve krala odak...