...damlarında konuşulurdu aynı kızı gibi. Ah bir de başında kavak yelleri esmeseydi, kızı da hık deyip anasının burnundan düşmüştü… Atkıyı çözgüye sürdü. Kızından tarafa çekip kalanını ona bıraktı. Nimet atkıyı çözgünün sonuna kad...
“burnu” sözcüğü
11 yazıda 11 geçiş bulundu.
burnu, burnum, burnuma, burnumda, burnumdaki, burnumdan, burnumla, burnumu... eşleşmeleri dahil edildi.
...ızladı O nasıl sızlamak ola ki kemiğime girdiler de iliklerim gitti, Kemiklerime girdiler de iliğime verdiler burnumdaki acıyı. Her boş yatak sonrası önce gözlerim sızlardı Sonra burnuma hafif bir güz çökerdi İkisi beraber olunca...
...karları toplayan çocuklar birbirlerine fırlatıyorlar. Okulların tatil olmasından bir ben mi nefret ediyorum? Burnumu kaşkoluma sokup ilerliyorum. Karın sert yerlerine bastığımda botlarımın çıkarttığı gıcırtıyı hoşuma gidiyor....
...i? Akşama kadar uçurtmuştum babaannemin aldığı uçurtmayı. Rüzgârı hissetmiştim, yaşamıştım. Çiçek kokularının burnumda yarattığı hissi hala hatırlar gibiyim. Akşama doğru bastıran yağmurla eve dönmek zorunda kalmıştım. O zamanla...
...du. Gururu kırılmış bir çocuğun iç çekişleri saplandı eve. Oğlunu kucaklayıp lavaboya götürdü. Yüzünü yıkadı. Burnuna su çektirdi. Çocuk hem hıçkırıyor hem anlatıyordu. Maç yaparken biri çelme takmış. Bu da kalkıp üstüne yürümü...
...; çünkü her gün orada. Yardım, sevgi, ilgi yani İstanbul’u bekliyor. Ama daha çok bekler bu koca şehri. Fazla burnu havada. Sadece beklersiniz bu şehri bu şehirde. Hâlbuki bu yetim, rahmetliyi hiç bekletmedi, buna rağmen yanı...
...Aval aval baktı Cansel, Emine’ye ama inanmadı. “He. He. Şimdi lafı kıvırın bakalım.” Sultan, dudaklarından ve burnundan akan kanı tülbendiyle silerken gözlerini Cansel’den ayırmadı. Kıvırmak mı? Kıvırmak ona yakışmazdı. Orospular...
...kardeşimle sürdürdüğümüz hayatımızı düşünüyorum. Her yağmurlu günde tavandan süzülen suları, dolan kovaları… Burnuma dolan toprak kokusunu içime iyice çekip içeri giriyorum. Ah şu kokular… Annemin bahçedeki fırında pişirdiği e...
..., uzun dili dudaklarından sarkmış bir vaziyette deli gibi kuyruğunu sallıyordu. Hafifçe başını okşadım, ıslak burnunu tekrar avucumun içinde gezdirmeye başladı. Çavdar tarlalarında böyle tuhaf şeyler olur. Siz yine de unutmayın...
..., bu sabah yeryüzüne nazlı bir gelin gibi salına salına teşrif etti. Koşar adım gidip arabaya bininceye kadar burnumun ucu dondu. Ne kadar üşüyebilirdim ki sıcak evden, sıcak arabaya, oradan da sıcak markete giderken... Demlediğ...