...n simitçi, tezgâhını kurmak derdindeydi. Yaşlı adamın önündeki koltukta oturan contası bozuk musluk gibi akan burnunu elinin tersiyle silen delikanlının telaşlı davranışları dikkatinden kaçmadı. Menziline girmişti çoktan. Eliyl...
“burnu” sözcüğü
11 yazıda 11 geçiş bulundu.
burnu, burnum, burnuma, burnumda, burnumdaki, burnumdan, burnumla, burnumu... eşleşmeleri dahil edildi.
...ur, der Nihal. Gündüz okula, gece kafedeki mesaisine koşturur durur. Kolay iş değil ama hiç sitem etmez hatta burnu havadadır, yukarıdan bakar benim gibilere. Zavallı bebelerim, diyerek o ezici bakışlarıyla acımsı gülücükler...
...tersin bu körpe, aciz dostundan? -Can vermesini. Kurtuluş nedir? Bir çöplükte sabah edip okul kantinine çevir burnunu. Oldu mu yani? Bir gün anlayacaksın oğlum, bir gün varacaksın farkına sen de. Hayat mayat boş! Ama “Sen şunu...
...açtım; elime kahvemi alıp pencerenin önüne geçtim. Ayaza çalan buz gibi hava odaya doldu. Yağmur çiseliyordu. Burnuma toprak kokusu geliyordu. Kollarımı açıp gözlerimi kapadım. Soğuk havayı derin derin içime çektim. Uzun zaman...
...günler, binlerce kez denedi bunu. Eline kalemi aldığı her seferde, bir yüz çizdi; ama kaşını, gözünü, ağzını, burnunu yerleştiremedi bir türlü içine. Annesinin silik de olsa bir fotoğrafının olmasını onu görmesi kadar istemişti...
...iğimiz yüzlerce insan kıyıya yanaşmanın coşkusuyla terk etti vapuru. Gaye’yi aradım. Endişeyle açtı telefonu, burnunu çekiyordu. Buzluktaki balıkları çıkar, akşama ziyafet var, dedim. Neredesin, diye sordu. Yedi Onbeş vapuru il...
...iç gelmeseydi diye aklımdan geçirdim ama bebek öyle güzeldi ki… Bir kere öptüm onu yumuşacık yanağından. O da burnumu elledi yumuk elleriyle. Bütün arkadaşlarımın kardeşleri var, beraber oyun oynuyorlar. Onunla oyun oynayamayız...
...ve pislikten kararmış yüzüne iki parlak göz misali yerleşmiş; dudağın tazeyken dalından koparılmış bir kiraz, burnun ise deniz kıyılarına vurmuş çakıl taşları kadar minik, ne tatlı bir çocuksun sen! Oysa biraz kirli, epey ürke...
...am için bir saniyem var. “Hemen intikal ediyorum, başkomiserim.” Konum, bir inşaatın ortasına getiriyor beni. Burnum acı bir çimento kokusuna yabancılaşmayı bıraktığı an birinci kattan gelen seslere koşuyorum. Bu defa da kan k...
...ir şey söylemek yok. Bu sır seninle mezara gidecek, anladın mı? Zaten dereden beri bitmeyen ağıtımın arasında burnumu çekiştirerek kafamı salladım. Kırklanma sonrası Mushaf’a da el basmıştım. O gün olanları kimseye söylemeyecek...