...tmişti! Birazdan kocası başını uzattı odanın kapısından "Haydi Nermin, bitti bizim kesim, gidiyoruz." Nermin, burnunun direğine yapışıp kalmış ince sızı, yaşlı teyzenin elini tuttu iki eliyle, öptü. "Seni tanıdığıma çok memnun o...
“burnu” sözcüğü
11 yazıda 11 geçiş bulundu.
burnu, burnum, burnuma, burnumda, burnumdaki, burnumdan, burnumla, burnumu... eşleşmeleri dahil edildi.
...em de gözümün içine baka baka. Ellerime baktım gayri ihtiyari: klorlu sudan kuruyup çatlamış parmak uçlarıma. Burnumun sızlayan direğinden gözlerime doğru yürüyen yaşları engellemedim. Koltuğa oturdum öylece. O da gitti öbür kol...
...ımı Hem de bu saatlerde Bir göz kırp benden Kaş’a Benim gücüm yetmez Bir öpücük kondursan Cukurbağ yarımadası burnunun ucuna Söyle selamların da Özlemlerin de en içtenini İnsanoğluyum ya ben Eteklerine başımı koymak Nasip olmuş...
...larım yavaşlıyordu. Gözlüğümü çıkarıp tişörtümün ucuyla camın üzerindeki yağmur damlalarını sildim ve yeniden burnumun üzerine yerleştirdim. Alışkanlığım üzere gözlüğü orta parmağımla düzeltip gözlerimi kıstım. Hayır, bulanıklık...
...im teklerin Blucin kurtarır paçamı gecenin keşinde Hüzünlüyüm ben Bir sezen şarkısı ağlamak güzeldir Söylerim burnumu çeke çeke Cemal Süreya abimin kaçmış gözüne sabun İyi ki ben sabuna muhtaç değilim Bir şeftaliyi okşarım kısı...
...anki şehirde yalnızca siz varmışsınız gibi… Sadece siz nefes alıyor, yaşıyormuşsunuz gibi… Hafif bir meltemin burnuma gelen kokusu o kadar güzeldi ki bir daha bu kokuyu alamayacak gibi içime çektim… Önce köpek havlamaya başladı...
...iyorum. Yanı başımda fısıldayan bir sesle açılıyor gözlerim. Başka bir ses duyulmuyor. Garip bir koku geliyor burnuma o an. Islak yerlerin üzerinde dizili bir düzine masaya, masaların üzerlerinde ters çevrilip duran sandalyeler...
...dağılan her lokmanın nasıl bir hazza dönüştüğünü, dilindeki tadın ta içeride bir yerleri nasıl gıdıkladığını, burnuna dolan türüm türüm kokuların damarlarına kadar yürüyüp nasıl mayıştırdığını… Korkuluk işte, hatta uyuz eşek… B...
...kmaya başladı. Koku sokak boyunca yayılmıştı. Boğazları düğümleyen kesif bir koku. Hiçbir zaman alışamadığın, burnun direklerini sızlatan bir kokuydu. Sanki sadece kasap değil, kasaba da çürüyor gibiydi. Çevre esnaf, kasaba gi...
.... “Kız Faddey! Elleşme oğlana. Bebeklerinle oynasana sen, hem kız kısmı velespit mi binermiş.” Küçük kız, eli burnunda omuzlarını silkeledi. “Bana ne, bana ne! Babam ikimiz için getirdi onu.” Mahkeme suratlı adam, göbeğini titre...