...gösteriyor. Hümanist birisiyim ve aile ilişkilerine önem veririm, kalabalık olmaları beni üzdü, umarım yaşam koşulları iyidir. Politik birisiyim, yeni bir sistem gerekiyorsa önce bana sormalısın. Filozof birisiyim ve bu aralar t...
“koş” sözcüğü
11 yazıda 15 geçiş bulundu.
koş, koşa, koşabilirdı, koşabilirlerdi, koşabiliyoruz, koşabilmeleri, koşacak, koşacaksın... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...ar, onlar ağlarsa lanetlenirim Bir yaşlı kadın tükürürse yüzüme söyle! Ben ne ederim. Kesilmiyor başım Sabbah koş Nizam çağırıyor. Mizanda buluşalım diyor Çekip gidiyor eli göğsünde Bir ben mi kalıyorum koskoca ben mi geriy...
...oldu, zor günümüzde bizimle birlikte her şeyini bırakıp bu yere geldi. Daha neyin nankörlüğü bu?" Evet babası koşulsuz güveniyordu Belda'ya yakındı belki de tüm bu inancın boşa çıkması... * Belda'nın telefon görüşmeleri, gittiği...
...rı zihin tırmalayan çelişkiler içeriyor. Aslında bu durum, baş karakter Naciye için dahi geçerli. O denli zor koşullarda ayakta kalmayı ve dik durmayı başarabilen, kişiliğinden ödün vermeyen, gururlu, babası ve erkek kardeşi gibi...
...ı ikisi de telaşlandılar. Fehime leçeği sardı yüzüne hızlı adımlarla uzaklaşmaya başladı. Artin dükkana doğru koşar adım savuştu. Kemçük kasketini çiğneyerek seyretti olan-biteni artık emindi. Dedikodu olmadan, bu iş geri dön...
...ızlıca yataktan kaldıran o büyük ve gizli güç. Bütün bunlar ne için? Yolun sonunda ölüm varsa bu nefes nefese koşu neden? Cevaplanması gereken sorular, sorulanması gereken cevaplar...
...sız da olsa yiyecek ve bugün de karnının bencil sesini susturabilecekti. Kar, şehri beyaza boyuyordu. Balkona koşan insanlar iç geçirerek sokaklara bakıyor, fotoğraflayıp sevdiklerine göstermek için can atıyorlardı. Pazar ara...
...e eğlenirler, bazen de milli oyunlar oynarlardı. Bu gençlerin arasında çok güzel sesliler rastgelinirdi. Kimi koşma, kimi mani, kimi semai, kimi divan, kimi destan okurdu. Okunan parçaların ekseriyeti tulumbacılığa ve mertliğ...
...ana bakarken kör olduysam suç bende... Ellerimi kırsalar, yazdırırlar bir fakirhaneye, Dilenerek ve sürünerek koşardım ama Ayaklarım tutmuyor, sana gelmeye... Piç ettik sevdiklerimizi, gölgelerde terk ettik... Ölülerimizi kaldır...
Zaman soyutlaşıp kaybolurken yaşamımızın koşuşturmacasında, tabiat bazı gerçekliklerle somutlaştırıp önümüze seriyor zamanı. Doğmak ve ölmek gibi, dökülen yapraklar, solan çiçekler gibi, mevsimler gibi... İnsanoğlu her zaman aşırılıktan...