...racağını bilemedi. Cep telefonu da tam bozulacak zamanı bulmuştu; üç gündür tamire gitmeyi bekliyordu. Kapıyı yumruklayacaktı ki aklına Kâmil Bey’in yaşlandığını düşünerek, günün birinde gerekebilir diye verdiği anahtar geldi. Elini ça...
“yum” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
yum, yumabilir, yumacak, yumak, yumakla, yumakları, yumaklarının, yumanların... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...neyse, onu kaybetmemek gerekiyor, bu gezegeni paylaştığımız gerçeğine göz kapamamalıyız, gerekçelerle vicdan yumuşatıp başkalarına eziyet çektirmemeliyiz… Artık, üstünkörü bu konuya laf attığımıza göre başka bir konuya laf atman...
...m. Tüm keşkeleri terk ederek, Tanıştığım pişmanlıkları ona göstermeden; Kendimi asla anlatmayacağım. Su kadar yumuşatarak kalbimi, Merhamet kadar kutsallaştıracağım küçüklüğü; Küçüklüğü yüceltmenin büyüklüğünü. Hep yaşatacağım o kü...
...emekten alıkoymaz kendini çünkü. Bak, bahar geldi. Her yer yeşil. Mevsim yağmurlarından pelte gibi olan narin yumuşaklığın arasından baş veren iki minik fidan. Umutların, mutlulukların çağrışımı tüm insanlığa… Böyle zamanlarda pek m...
...ismiyle hitap etmişti. Elmas karası gözleri, okka burnu, siyahımsı kahverengi saçları ve minik elleri vardı. Yumuşacık sırtını, pembe kırmızı şak şak çiçeklerinin bezediği tepeyi görecek şekilde bana yaslardı. Üzerindeki çimenle...
...emekliliğimi yaşıyorum!” diyerek dönüş yapacak, gördüğünüz gibi emekli insanlar huysuz oluyor, utanmasa bize yumruk atacak, sanki yaşam hakkını elinden aldık, diyoruz ki “Yapma böyle. Bu arazide şu ve bu teknikler kullanılara...
...koştum. Açması için kaç dakika ya da saat yalvardığımı hatırlamıyorum. Bir ara başımın dönmesine dayanamayıp yumduğum gözlerim ne kadar kapalı kaldı bilemem. Beni o rahatsız uykudan kaldıran, babamın kocaman elleri oldu. Yakamı...
...mem ne sendromu diye iteleyen ve anneleri panik atağın eşiğine getiren “google” o dönemlerde, şansımıza henüz yumurtadan çıkmamıştı. Hoş, gerçi çıkmış bile olsaydı dönem kadını zihniyetiyle “Elin makinesi ne anlar çocuk bakmaktan?...
...sız eşyaları duvara fırlatarak parçalamak istese de yapabildiğim tek şey nefessiz kalana dek nefesimi tutmak. Yumruklarım avuç içlerimi acıtsa da dikkatimi kendisine çekemiyor. Düşünebildiklerim insanlara ve hayata duyduğum nefrett...
...ler değişebilir miydi? Sıcaklık daha da bunaltıyor. Sonbahar yapraklarını ve tatlı soğuklarla beraber giyilen yumuşacık kazak ve berelerle yaprakların üzerinde yürümeyi özlemek sınırsız bir iç çekişle. Buydu yaşamın özü. Bana gör...