...Ellerin beni arayacak içinde Ellerin sevgilim ellerin Hep dokunduğum Senden çok bana alışık Ellerim oradaydı yumuşacık Ölecek hücreleri tek tek, benimle sevişemeyecek Ben gidersem Gece lambası sönecek Dağlar ayaz yağmur altında...
“yum” sözcüğü
2 yazıda 2 geçiş bulundu.
yum, yumabilir, yumacak, yumak, yumakla, yumakları, yumaklarının, yumanların... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...iden kahkahalar geliyordu. Elimde bir şişe soğutulmuş beyaz şarap yanlarına gittim. Teklifimin ortamı daha da yumuşatacağından ve üçümüzü kaynaştıracağından emindim. “Yemekten önce birer kadeh şaraba ne dersiniz?” dedim en samimi ev ark...
...dikleri tarafa eksilerek tek başına yürüdü. Genç kadın, arkasından koşup yakalamak, yüzüne öfkeyle haykırmak, yumruklarını göğsüne indirmek istedi o an. Çaresiz sessizliğinin acısını yüreğinin derinliklerinde hissettiğinde yerinden...
...hareketlilik, bir kıvırtmadır gidiyor. Keltoş Müdür; onun kasılarak odasına girişini görünce ayağa fırlıyor, yumurta topuklarının üstünde seke seke koridora çıkıyor, “arkadaşlar işimize bakalım” diye ortalığa gereksiz emir yağ...
...ice savaş çanlarını çalıyordu artık. İçgüdüleri istemsiz bir biçimde harekete geçiyor, adımları hızlanıyordu. Yumuşak hayalleri olan, demir gibi sağlam bir sokak kızı. Ellerini yukarı doğru kaldırarak yıldızlara baktı. Açlıktan...
...ık zamanlarda şehirleri terk eden kimseleri çağırıyor. Giden trene arkasını döndüğünden beri boğazına tıkanan yumru ile yürüyordu. Daha fazla tutamadan olduğu yere kustu. Bir top gözyaşı kustu. Sonrası kolaydı, gözler işini b...
...denizde kaç kulaç attığının da farkında değildi. Ufuktaki erişemediği düşe uzandığında telaşlandı. Denizlere yumuşacık dalgayı öğreten saçlar fırtına olmuş içindeki sarp kayalıklarda patlıyordu ardı ardına. “Duracak” yazısı alar...
...de kalıyorum. Eve gitmek istiyorum. “Kahvaltıdan sonra!” diyorlar. Sabah kahvaltıda ayıp olmasın diye rafadan yumurta bile yiyorum. Hiç sevmediğim hâlde. Kahvaltıdan sonra eve gidiyoruz. Koşar adımlarla çıkıyorum ikişer ikişer...
...çevirdiğin herkes senin sonsuz merhametin ve sevginle kutsanıyor, günahlarından arınıyor. Ama yalnızsın sen, yumuşak kucağına oturabileceğin bir annen, boynuna sarılabileceğin bir baban, göz kulak olabileceğin minik bir kardeş...
...adım. Verdiğim adın ağırlığı altında ezilmeliydi. İlk aklıma gelen, “Rıfkı”ydı. Nereden duydum anımsamıyorum, yumuşak huylu, yavaş, ağır kimse anlamına geliyormuş. Onun kişiliğiyle ne alâkası var, diyeceksiniz. Çok haklısınız....